16.02.2026
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Türkiye'de okul öncesi eğitim kapasitesinin yetersiz kaldığını belirterek CHP'li belediyelerin 800'ü aşkın çocuk merkezinde kamusal hizmet sunduğunu belirtti. Özçağdaş, "Yuvamız İstanbul" projesinin hukuka uygunluğunun İçişleri Bakanlığı raporlarıyla tescillendiğini ifade etti.
CHP CAO MİLLİ Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye'de uzun yıllardır okul öncesi eğitim kapasitesinin yetersiz kaldığını, kamusal hizmetlerin paralı hâle geldiğini belirtti. CHP'li belediyelerin de okul öncesi eğitim kapasitesini artırmak için 800'den fazla çocuk merkezleri oluşturduğunu ifade eden Özçağdaş, şöyle konuştu:
"Belediyelerimizdeki bu merkezler nedir? Bunlar, 'izinsiz eğitim kurumu' gibi gösterilmeye çalışılan; ama aslında yurttaşların uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu, çocuklarını erken çocukluk eğitimi çağında bir hizmetle buluşturamadıkları için, devlet bu hizmeti söylediği halde veremediği için, Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediyelerinin iktidarın yapamadıklarını tüm Türkiye çapında yapmaya başladığı merkezlerdir.
Bugün 13'ü büyükşehir olmak üzere 37 belediyemizde, 800'den fazla merkezde çocukların oyun, sosyal gelişim, sanat, kültür, spor ve destek hizmetlerine kamusal erişim sağladığımız yapılar var. Bunların bir kısmı doğrudan kreş ve anaokulu gibi bakanlıktan izin alarak çalışan yapılar; bir kısmı İstanbul örneğinde olduğu gibi çocuk etkinlik merkezi olarak görev yapan yapılar. Atölye, çocuk evi, çocuk kulübü gibi çocuklara hizmet veriyorlar.
Ve bu merkezler, hepimizin bildiği gibi, AKP'nin bildiği gibi, seçim beyannamesinde söylediği gibi sadece çocuklara değil; çalışan anneler için bir nefes alanı, dar gelirli aileler için bir destek, mahalleler için güvenli sosyal yaşam alanları oluşturuyor. Çocukların oyun, sosyal gelişim, kültür, sanat ve spor faaliyetlerine katılımını sağlayan destek alanları oluşturuyor. Bu merkezleri sanki 'gizli eğitim kurumlarıymış' gibi göstermeye çalışmak, gerçeği bilerek çarpıtmaktır."
Özçağdaş, iktidarın erken çocukluk eğitimini ideolojik tercihlerle yönlendirdiğini, belediyelerin hizmetlerini hedef alırken 4-6 yaş Kur'an kursları ve müftülük anaokullarının denetimsizliğine sessiz kaldığını ve Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde iki ayrı müfredat uygulanmasının açıklanamadığını söyledi.
"604 bin 446 çocuk eğitim dışında, Bakanın umrunda mı?"
Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın barınma alanında da tarikat ve cemaatlerin önünü açtığını belirterek, kamuoyunda büyük infial yaratan Karaman'daki istismar olaylarını hatırlattı. Vakıf ve derneklere ait yurt sayısındaki artışa dikkati çeken Özçağdaş, "2006 yılında vakıf ve derneklerin yurt sayısı bin 723 iken, 2024 yılında bu sayı 3 bin 522'ye yükseldi. Siz Türkiye'de laik eğitime düşmansınız" ifadelerini kullandı.
Zorunlu eğitim çağındaki çocuklara ilişkin verileri de paylaşan Özçağdaş, 2024-2025 öğretim yılında eğitim dışında olan çocuk sayısının 604 bin 446 olduğunu belirtti. Bu çocukların yüzde 72'sinin 14-17 yaş grubunda, yüzde 15'inin 10-13 yaş grubunda ve yüzde 12'sinin 6-9 yaş grubunda olduğunu aktaran Özçağdaş, "Bakanın umrunda mı? Nerede bu 604 bin çocuk?" diyerek tepki gösterdi.
"İçişleri Bakanlığı Yuvamız İstanbul'un hukuka uygunluğunu tescil etti"
Özçağdaş, CHP'li belediyelerin açtığı çocuk eğitim ve etkinlik merkezlerine yönelik iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Özçağdaş, söz konusu merkezlerin hukuka uygun olduğunun İçişleri Bakanlığı raporlarıyla tescillendiğini belirterek, bakanların açıklamalarına sert tepki gösterdi. "İçişleri Bakanlığı'nın en üst denetim makamı Yuvamız İstanbul'un hukuka uygunluğunu tescil etti" diyen Özçağdaş, "Ne yapacağız şimdi? Ne söyleyeceğiz şimdi? İçişleri Bakanlığı mı yalan söylüyor? Mevzuata uygun olduğunu söyleyerek hata mı ediyor İçişleri Bakanlığı?" ifadelerini kullandı.
"Bakanlar bağırıp çağırıyordu ama kolluk güçleri ve uzmanlar 'Hiçbir şey yok' diyordu"
İstanbul'un Eyüp ilçesindeki bir merkezle ilgili gündeme gelen iddialara da değinen Özçağdaş, olayın aile beyanıyla değil, öğretmenin dikkatiyle ortaya çıktığını; kamera kayıtlarının 35 ayrı açıdan saniye saniye incelendiğini ve suçlanan öğretmenin merkezde bulunduğu sürenin eksiksiz şekilde görüntülendiğini söyledi. Teknik incelemelerde olağan dışı bir durum tespit edilmediğini ifade etti. Özçağdaş, şöyle konuştu:
"İddialar ilk andan itibaren ciddiye alındı. Çünkü biz Adalet ve Kalkınma Partisi değiliz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Bizim devlet yönetme ciddiyetimiz AKP ile karşılaştırılamaz. Ne olursa olsun iddiaların değerlendirilmesi gerek. Ve ilk andan itibaren adli makamlarla eksiksiz şekilde paylaşıldı. İfade tutanakları, teknik incelemeler, kurumsal uygulamalar gereği çocuklara temasın sınırlandırıldığını, çocukların tek başına ve izole alanlarda bırakılmadığını gösterdi. Utanmadan yalan söylediler. 'Görünmez alan var' dediler. 'Kameraların olmadığı yer var' dediler. 'Çocuk ve öğretmen tek başına kalmış' dediler. Hatta daha da ileri gittiler. Gezi olaylarındaki deri kıyafetli saldırılar gibi sapkın iddialar ortaya attılar.
Ahlaktan, insanlıktan yoksun kalmış bir kitle ile siyaset yarışı yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bakanlık koltuğunu çocukların geleceğinden daha önemli gören, kabine değişikliği olacak diye ellerinde tamtamlarla İstanbul’a giden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'nı, Milli Eğitim Bakanı'nı görüyoruz. Talimatla iş yapan İstanbul Valisi'ni görüyoruz. Aynaya bakın. Çocuklarınızın yüzüne bakın. Belki birisinden utanırsınız.
Olmayan işleri söylemeye devam ederek ne kazanacaksınız? Teknik kayıtlar, söz konusu çocuğun spor derslerine yalnızca iki kez katıldığını; tamamı görüntülü ve sesli olarak kayıt altına alınan bu derslerde olağan dışı herhangi bir duruma rastlanmadığını gösterdi. 12 Ocak tarihinde Emniyet birimleri tarafından merkezde yapılan yerinde incelemede de kamera kayıtlarında olağan akışa aykırı bir durum tespit edilemedi. Bakanlar bağırıp çağırıyordu ama kolluk güçleri ve ilgili uzmanlar 'Hiçbir şey yok' diyordu.
"1994-2019 arasında tek bir kreş açılmadı"
Özçağdaş, adli sürecin sağlıklı yürütülmesi ve çocukların üstün yararının korunması amacıyla ilgili personel hakkında soruşturma tamamlanana kadar görevden el çektirme tedbiri uygulandığını hatırlatarak, "Bunu bakanlıkta göremezsiniz, Yusuf Tekin'de göremezsiniz" dedi. Savcılık talimatıyla pedagog eşliğinde Çocuk İzlem Merkezi'nde alınan 3 yaşındaki çocuğun ifadesinin, adli tıp raporları tamamlanmadan basında ve sosyal medyada yayımlandığını belirten Özçağdaş, bunun çocuk hakları ve adli sürecin güvenliği açısından ciddi sorunlar doğurduğunu söyledi.
Özçağdaş, "Yuvamız İstanbul" projesi kapsamında 127 merkeze ulaşıldığını, 3-6 yaş grubunda 12 bin 135 çocuğa hizmet verildiğini ve bugüne kadar 26 bin 144 ailenin kreş hizmetlerinden yararlandığını açıkladı. 1994-2019 yılları arasında İstanbul'da tek bir kreş açılmadığını öne süren Özçağdaş, 2024 seçim beyannamesinde kreş açma ve kadınların çalışma hayatına katılımını artırma vaatlerinin yer aldığını hatırlattı.